İş Sağlığı ve Güvenliği Paketi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümetin iş kazalarının önüne geçmek için hazırladığı iş güvenliği paketini açıkladı.

Ahmet Davutoğlu

Pakette , ölümlü kazada kusuru olan işverene cezayla beraber, 2 yıl kamu ihalelerinden men edilmesi öngörülüyor. İş güvenliği paketinin yeniliklerden biri de maden işçilerine hayat sigortası zorunluluğu. Belirli bir geçiş süreci içerisinde, bütün işçilere hayat sigortası yapması zorunlu olacak.

Tehlikeli işlerde çalışan 2.7 milyon işçiye mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu getirilecek.

İŞTE BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’ NUN AÇIKLADIĞI İŞ GÜVENLİĞİ PAKETİNİN İÇERİĞİ

1-Mesleki yeterlilik sertifikası alınacak

2-İş sağlığı ve eğitimi zorunlu olacak

3-Yapı denetim firmaları iş güvenliği sorumluluğunu üstlenecek

4-İnşaatlarda şantiye şefine, madenlerde şeflerine iş güvenliği uzmanı olma zorunluluğu getirilecek

5-Yaptırımlarda ödül-ceza formatı gelecek.Çok tehlikeli iş kategorisinde 3 yıl hiçbir sorun çıkmaması durumunda işverenlerden sigortaları asgari düzeyde tahsil edilecek.

6-İdari para cezalarında yaptırımlar getirilecek.

7-Kamu ihale şartlarına iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ciddi yükümlülükler getirilecek.

8- Rödevans, kiralama işlerinde üretim zorlamalarını önlemek için tedbirler alınacak

9- Rödevans sürelerine 15 yıldan az olmama şartı getirilecek.

10- Kamuda rödevans olacak ancak bütünüyle bu iş başka bir taşerona devredilemeyecek.

11- Özel sektörede rödevans olmayacak.

12-Standartlara uygun kişisel koruyucu donanım sağlamayanlara idari para cezası uygulanacak

13-İşverenin ölümlü iş kazasında işveren kusurlu bulunursa alacağı cezaya ilave olarak 2 yıl boyunca kamu ihalelerinden men edilecek.

14- Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin kaydı ve konumları için çip uygulanacak

15- Maden dokümanları mutlaka elektronik ortamda paylaşılacak.

16-Maden ve inşaatlarda iş güvenliği denetimleri fotoğraflı olacak.

17-Tatbikatların 6 ayda bir yapılması ve kayda alınması zorunlu olacak.

18-Acil durumlarda çıkışın kolay olması için fosforlu hayat hattı kurulacak.

19-Alo 171’e ek bir düzenleme yapılacak.

20-Kömür madenleriyle ilgili mevzuatları gözden geçirip yasal düzenleme yapılacak.

21-Madencilik sektörüyle ilgili ömrü biten işletmelerin değerlendirilmesi ivedilikle gerçekleştirilecek.

madencikSon 1 yıl içerisinde gerçekleşen Soma ve Ermenek faciaları sonrası hükümet, madencilikle ilgili iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ayrı bir önem verdi.

MADENLERE AYRINTILI DÜZENLEMELER

-Maden şirketleri işçilere hayat sigortası yapacak, bir geçiş süreciyle bütün madencilerde hayat sigortası getirilecek

– Maden sahalarının izlenmesi akredite bağımsız kuruluşlar tarafından yapılacak

– Küçük işletmelerin birleşmesi sağlanacak

– Ruhsat harçları madenin büyüklüğüne göre yeniden değerlendirilecek

– Madenin değeri borsadaki iniş çıkışa ve uluslararası piyasadaki değere göre belirlenecek

– Ruhsat sahiplerinden alınan bedeller, ruhsat bedeli adı altında tek bir kalemde toplanacak

– Ruhsat bedelinin bir kısmını Maliye Bakanlığı tarafından, madenlerin rehabilitasyonu ve modernizasyonunda kullanılacak. Bu fonda bir maden rehabilite edilmemişse devlet bu madeni rehabilite edecek ve işvereni borçlandıracak.

– Küçük işletmelere devlet hakkı konusunda kolaylık sağlanacak.

– Maden arama çalışmaları için keşif mekanizmaları oluşturulacak

– Maden işletme ruhsatı verirken mali yeterlilik şartı getirilecek

– Maden işletme projelerinin yüksek standartlarda hazırlanması için gerekli düzenlemeler yapılacak.

– Maden işletmelerinde görev alacak personelin niteliklerini yükseltmek için gerekli eğitimler yapılacak.

İş sağlığı ve güvenliği evrensel bir haktır.  Öyle ki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde: “Herkesin, çalışma, mesleğini seçme ve adil ve uygun iş koşullarında çalışma hakkı bulunmaktadır.” diye belirtilmiştir.

Yine Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Antlaşması‘nda da devletler, herkesin adil ve uygun çalışma koşullarına sahip olmasını ve bu koşulların özellikle sağlık ve güvenlik gereklerini karşılıyor olması hususunu tanımışlardır.

Gerek uluslararası gerek de ulusal yasal düzenlemeler tüm insan haklarının uygulanması ve hak mücadelesi açısından şüphesiz önemli dayanaklardır. Yalnız sadece yasal düzenlemeler yeterli olmayacaktır. Hepimizin de şikayet edip, hayıflandığımız  “değişmeyen zihniyet” in artık değişip, insanın en temel hakkı olan yaşam hakkını korumalıyız. Sadece devletin bu hakları tanıması ne maden kazalarının önüne geçecektir ne de insanların hayatını kaybetmelerini engelleyecektir. Asıl çözüm, toplumun kendini koruma refleksleri geliştirip; işçisi, işvereni, sendikası, sivil toplum örgütleriyle birlik olup bu yasal düzenlemelerin gereği gibi uygulanmasını sağlayabilmesidir.